|
|
 |
| PASTÖR'ÜN BULUŞU Josef on dört yerinden yaralanmış, bayılmıştı. Duvarcı, çocuğu aldı, Doktor Veber'e götürdü. Josef'in anasına babasına haber salındı. Onlar da geldiler. Josef’i ısıran köpeğin kuduz olduğu anlaşılınca Doktor Veber'in üzüntüsü arttı. Bu küçük yavru çok geçmeden ölecekti. Ama Doktor Veber çok okuyan biri idi. Pastör (Pasteur) adında bir bilginin kuduz hastalığı üzerinde çalışmalarını duymuştu. Ancak Pastör'ün nasıl bir sonuç elde ettiğini bilmiyordu. Yapılacak bir iş yoktu. Hemen küçük Josef’i Paris'te oturan Pastör'e yolladı. O gün, takvimler 1885 yılının 6 Temmuz'unu gösteriyordu. Pastör, tavuk kolerası, koyunları yok eden şarbon gibi hastalıkların mikroplarını bulmuş, onları yenmişti. Daha sonra da kuduz hastalığını incelemiş, bu hastalığın aşısını da bulmuştu. Ama bulduğu aşı yalnızca hayvanlara uygulanabiliyordu. Acaba bu aşı insanlara da uygulanabilir miydi? Bu aşıyı buluncaya kadar sayısız deneyler yapmış, bu uğurda birçok hayvan feda etmişti. Böyle bir deney insana yapılabilir miydi? Elbette hayır... İşte Pastör bu düşünceler içindeyken kuduz köpeğin on dört yerinden ısırdığı küçük Josef çıkageldi. Pastör bu küçük yavrunun yaralarını görünce yüreği burkuldu. Bu yavruyu korkunç bir ölüm bekliyordu. Pastör, arkadaşlarına danıştı. Köpeklere yapılan ve iyi sonuçlar veren bu aşıyı küçük Josef e de yapabilir miydi? Onlar da başka çarenin olmadığını söylediler. Yapacak başka bir şey yoktu ki... Pastör aynı günün akşamı içi içini yiyerek küçük Josef e ilk aşıyı yaptı. Fakat Pastör için de uykusuz geceler başladı. Ya küçük Josef ölürse! Bu, Pastör için dayanılmaz bir acı olacaktı. Günler birbirini kovalıyor, aşılar her gün biraz daha çoğaltılarak yapılıyordu. Ama bu aşıların sonucu ne olacaktı? Bunu kestirememek onu çok üzüyordu. Son gün gelip çattı. O gün küçük Josef'e son aşı yapılacaktı. Pastör, elleri titreyerek son aşıyı da yaptı. Çocuk, uyumaya gitti. Bütün gece yüce bilgin uyumadı. Ya çocuk ölürse! Ona öldürücü bir hastalığın mikroplarını aşılamıştı. Bunu, onu kurtarmak için yapmıştı. Ama ya hesabında küçük bir yanlışlık varsa? Pastör, sabaha doğru, yorgun ve bitkin, pencerenin önünde uyuyakalmıştı. Gözlerini açtı, sabah olmuştu. Hemen çocuğu sordu. Josef’i getirdiler. Çocuk, sapasağlamdı; canlıydı; sevinçliydi. Aradan bir ay daha geçti. Küçük Josef e hiçbir şey olmadı. Demek Pastör'ün bulduğu aşı insanlar için de iyi bir sonuç vermişti, kuduz hastalığı yenilmişti. Pastör'ün buluşu dünyanın dört bir yanında büyük yankılar uyandırdı. Her ülkeden kuduz hastalığına yakalananlar akın akın Paris'e geliyordu. Bütün insanlık, bu yüce bilginin başarısını selamlıyordu. Orhan Asena - ''Yazılı Anlatım Bilgileri'' adlı kitaptan alınmıştır. |
|
 |
|
|
|
|
|
|
23 NİSAN ULUSAL EGEMENİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN! |
|
*Anketlere 'ANKET SAYFASI' bölümünden katılabilirsiniz.
|
|
Atatürk'ün Ölçülerde Yaptığı Yenilikler Nelerdir?
Atatürk'ün Ölçülerde Yaptığı Yenilikler ;
Osmanlı Devleti'nde kullanılan saat, takvim ve ölçüler, Avrupa devletlerinde kullanılanlardan farklıydı. Bu durum, sosyal, ticarî ve resmî ilişkileri zorlaştırıyor, bazı karışıklıklara sebep oluyordu. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde bu farklılığı gidermek için bazı çalışmalar yapıldı. Fakat yeterli değildi.
|
|
|
SBS sınavı 6.sınıflar için 31 temmuz 2009 tarihinde açıklanacak. |
|
|
 |
|
| |
|
|